BİTTER ÇİKOLATANIN FAYDALARI

Çikolata, tropik kakao ağacının çekirdek denen tohumlarından yapılan yiyecektir. Çikolata kalori değeri yüksek olan, enerji veren bir yiyecektir. Çikolatanın içerisine fındık, fıstık, badem veya sütte katılabilir. Ya da kakaosu daha yoğun katılarak bitter çikolata yapılabilir. Bitter çikolata, içerisindeki yoğun kakao olması nedeniyle acı bir tada sahiptir. Ancak genelde çok sık tercih edilen bir çikolata türüdür. Bunun nedeni bilinen faydasından değil, tamamen masum gibi görünmesindendir. Şeker oranının az olması sebebiyle yendiği zaman çok fazla suçluluk duygusu uyandırmaz.  Özellikle diyetlerde oldukça sık tercih edilir. Tatlı atıştırmalık olarak görünen bitter çikolata, tatlı krizlerini önlemekten daha fazla faydalara sahiptir. Günlük bir miktar bitter çikolata tüketildiği zaman, gün içerisindeki stresi azaltmakta etkilidir. Kalpdamar rahatsızlıklarını önlediği gibi, cildin yapısını koruyarak genç kalmasını sağlıyor. Peki bitter çikolata başka nelere fayda sağlıyor ve zayıflamak için nasıl tüketilmesi gerekiyor? İşte bitter çikolatanın sağlığa faydaları hakkında bilinmeyen gerçekler, yazının devamında. Okumaya devam et “BİTTER ÇİKOLATANIN FAYDALARI”

ADET DÜZENSİZLİĞİ İÇİN BİTKİSEL KÜR TARİFİ

Kadınlarda görülen adet düzensizliği hem genç kızlarda, hemde ileri yaşlarda ortaya çıkan bir sorundur. Adet düzensizliğindeki problem, kadınlık hormonlarındaki salgıların bir takım bozukluklar olarak gösterilmektedir. Fazla telaş yapılması gerektiren bir durum olmasa da tedbir almakta fayda vardır. Adet düzensizliğinin başında; stres, depresyon, hastalık, aşırı egzersiz ve yoğun tempo gibi durumlar sebepleri arasında yer almaktadır. Adet düzensizliği şikayetleriniz olduğunda hiç vakit kaybetmeden kadın doğum doktoruna giderek kesin bir teşhis konulmasını sağlayınız. Çünkü adetin düzensiz olması, ağrılı ve sancılı adet dönemi geçirmek aynı zamanda kist ve miyom oluşumu başlangıcı da olabilir. Adet geçikmesi, ağrılı adet görme veya adet periyotunun erken ya da geç gelmesi gibi çeşitli düzensizliklere karşı bir takım bitkisel kürler mevcuttur. Bakalım, adet düzensizliği için bitkisel kür tarifi nasıl yapılır? Okumaya devam et “ADET DÜZENSİZLİĞİ İÇİN BİTKİSEL KÜR TARİFİ”

YİRMİ YAŞ DİŞİ NEDEN GEÇ ÇIKAR?

Diş, Latince dens, dentis. Ağız boşluğu içerisinde bir uçları alt ve üst çene kemikleri içine gömülü, diğer uçları ise serbest olan küçük görünüm ve sertliğindeki oluşumların her biri çiğneme ve sesin söze dönüşmesi işlevine yardımcı olur. Yeni doğan bebeğin dişleri ilk 6 aydan sonra çıkmaya başlar. Bunlara 20 birincil diş yani süt dişi diye tabir edilir. 6 yaşına kadar bu dişlerle kalırlar. Daha sonra süt dişlerinin yerin daimi dişler almaya başlar. İlk çıkan daimi diş (dens permenante) altı yaş dişi olarak tabir edilen birinci büyük azı dişleridir. Daimi büyük azı dişlerinin üzerinde süt dişleri olmadığı için azı dişleri çıktığında, süt dişlerinin hepsi yerindedir. Bazen süt dişleri sallanmaya başlamadan ya da sallanmaya başladığı zaman çektirilebilir. Akıl dişi yani yirmilik dişler 18 ila 25 yaş arasında çıkar. Bazı kişilerde akıl dişleri hiçte çıkmayabilir veya oluşmayabilir.

Yirmi yaş dişinin önemi var mıdır? diye hep sorarız. Peki sonradan çıkan bir diş Okumaya devam et “YİRMİ YAŞ DİŞİ NEDEN GEÇ ÇIKAR?”

MENOPOZ NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

Menopoz genelde 40 yaşından sonra, 55 yaşına kadar geçen süre içerisinde adet kanamalarının düzensizleşmesiyle görülen ve daha sonralarında ise kesilmesiyle biten dönemdir. Menopoz, son adet kanaması demektir. Kadınlar hayatının üçte birini bu dönemde geçirirler. Doğal bir biyolojik süreç olan menopoz, son adet döneminden 12 ay sonra ortaya çıkan, adet görmenin ve doğurganlığın kalıcı olarak bitmesidir. Menopoz sonrası, doğurganlık bitmesine rağmen, cinsel hayat normal olarak devam eder. Ancak bu dönem sırasında yaşanan hormonsal değişimler, özellikle östrojen hormonu seviyesinin düşmesiyle birlikte, bazı duygusal ve fiziksel belirtilere yol açar. 40 yaşından önce görülen menopoza, erken menopoz denilmektedir. Menopoz, olması gereken belirtilerin Okumaya devam et “MENOPOZ NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?”

KİST VE MİYOMLAR İÇİN SOĞAN KÜRÜ TARİFİ

Soğan, soğangiller familyasındaki Allium cinsine dahil tüm bitkilerin genel adıdır. Bitkinin soğan kısmı, yaprakları ve tohumları şifa verici olarak kullanılır. Soğanın bilindiği üzere birçok faydaları vardır. Hastalıklarda ve özellikle kilo vermek isteyenler soğan kürünü uygulayabilir. Soğan kürü; kist, miyom, iyi huylu prostat büyümesi, polikistik over, hamile kalma, kıl dönmesi ve menopoz gibi rahatsızlıklarda tedavi amacıyla kullanılan bitkisel bir kürdür. Soğan kürünün kist ve miyomlar hatta adet düzenleyici olarak kullanıldığını bilmeyen kalmadı. Kadın hastalıkları tedavisinde en çok tercih edilen bitkisel kür haline geldi. Tabiri-caizse artık ”Sağır Sultan” dahi duydu. Soğan suyu içerek aynı Okumaya devam et “KİST VE MİYOMLAR İÇİN SOĞAN KÜRÜ TARİFİ”

GRİPTEN KORUNMA YOLLARI

Kışın sert yüzünü gösterdiği şu günlerde grip ve soğuk algınlığı vak’aları artış gösteriyor. Gripten korunmanın başlıca yolu, vücut direncinin düşmesini engellemekten geçiyor. Ani ısı değişiklikleri halsizlik, baş ağrısı ve yorgunluğa neden olurken; grip, soğuk algınlığı ve bronşit gibi birçok hastalıkta yaygınlaşmaya başladı. Çocuklarda, yetişkinlerden daha sık olmak üzere bazen kusma ve ishal görülmektedir. Elbette bu hastalıktan korunmak için birçok yöntem vardır. Bunların başında bağışıklık sistemini güçlendirmek ve sağlıklı beslenmek geçiyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmek demek, aynı zamanda sağlıklı beslenmekten geçiyor. Ciddi bir rahatsızlığınız yok ise; besinlerle ve şifalı bitkilerle gripten korunmak mümkündür. Bakalım gripten korunma yolları nelerdir? Okumaya devam et “GRİPTEN KORUNMA YOLLARI”

LOHUSALIK DÖNEMİ (LOĞUSALIK DÖNEMİ)

Lohusa (loğusa), doğumdan sonraki ilk 6 hafta (yaklaşık 40 gün) lohusalık dönemidir. Yani vücudun kendini toparlama dönemi olarak da adlandırılır. Eski sağlığınıza ve gücünüze kavuşabilmeniz için lohusalık dönemini ciddiye almalısınız ve her fırsatta dinlenmelisiniz. Bu süreç tıpkı bir hastalığın, nekahat dönemine benzer. Ancak burada siz artık eskisi kadar özgür değilsiniz. Artık size her an muhtaç olan bir bebeğiniz var. Bu bebeğin sorumluluğu aslında hayal gücünüzün de ötesindedir. İşte bu yüzden doğumun ardından en az 6 hafta yanınızda kalacak bir yardımcıya ihtiyacınız olacaktır. Normal doğum ve sezeryandan 1 hafta sonra dikiş kontrolü, dikiş alınması (normal doğumda dikiş alınmaz) ve diğer kontroller için mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Lohusalık döneminde, hamileliğin kadında yarattığı psikolojik ve fizyolojik değişmeler hamilelik öncesindeki haline geri döner. Her organ ve sistemin hamilelik öncesi dönemine dönmesi farklı zamanlar alır. Bu nedenle ”lohusanın mezarı 40 gün açık kalır” sözü halk arasında yaygın Okumaya devam et “LOHUSALIK DÖNEMİ (LOĞUSALIK DÖNEMİ)”

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ NEDİR?

D vitamini adı vitamin olmasına rağmen, aslında bir hormondur. Ultraviyole ışık vasıtasıyla ciltte üretilir. Karaciğer ve böbrekte bazı işlemlerden geçerek aktif D vitamini haline gelir. Vitaminler, keşfedildikleri ilk günden bu yana vücut dokuları tarafından üretilemeyen ve beslenme yoluyla alınması gereken, organik kimyasallar olarak tanımlanmıştır. Vücut metabolizmasında vitaminler, son derece önemli bir rol oynamaktadırlar. D vitamininin insan sağlığı üzerinde kemik kırıklarından, prostat kanserine, kalp ve damar hastalıklarından diyabete kadar pek çok önemli ve riskli hastalıklara yol açtığı ve hatta ölümle sonuçlandığı görülmektedir. Ülkemizde resmi olarak açıklanmış bir veri olmamasına rağmen, dünya genelinde yetişkin nüfusun %20’sinden fazlasının bu vitamin eksikliğini yaşadığı düşünülmektedir. Yaşlı kadınlarda ise Okumaya devam et “D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ NEDİR?”

DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ VE KORUNMA YOLLARI

Halk arasında domuz gribi olarak bilinen influenza A tipi H1N1’dir.  Domuz gribi dünya genelinde oluşan önemli bir sağlık sorunu haline geldi. Hastalığa yol açan virüs kolayca bulaşabiliyor. Domuz gribinden korunmak ve bulaşma riskini en aza indirmek için bazı önlemler almak gerekiyor. Dünya genelindeki sağlık yetkililerini alarma geçiren domuz gribi, bir solunum hastalığıdır. Virüs insanlara, domuzlardan solunum yoluyla bulaşıyor. Domuz gribi, domuzdan insana ve insandan insana bulaşmaktadır. Bakalım domuz gribi belirtileri ve korunma yolları nelerdir, öğrenelim. Okumaya devam et “DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ VE KORUNMA YOLLARI”

KALP AĞRISI NE ANLAMA GELİR?

Dolaşım sisteminin merkezi olan kalp, içinde dört odacık bulunan, kastan yapılmış bir organdır. Yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde ve 250 gram ağırlıktadır. Kalp bütünüyle prikart denilen bir zar ile çevrilidir ve sürtünmeyi azaltan bir sıvı içerisinde bulunur. Kalbin miyokart denilen kalın kas duvarı onun kasılmasını ve genişlemesini sağlar. Kalbin içi iki ayrı boşluğa, sağ ve sol kalbe bölünür, bunların yaptıkları birbirlerinin aynısıdır, fakat ilişkileri yoktur. Her boşlukta kanın sadece bir yöne akışını sağlayabilmek için bölümler arasında kapaklar vardır. Bu dört bölüm tam bir uyum içerisinde çalışır. Kalbin durmaksızın kasılması ve genişlemesi vücutta kanın sürekli dolaşımını sağlamaktadır. Sağ kalp, sağ kulakçık ve sağ karıncıktan oluşmakta olup burada oksijen bakımından fakir olan venöz kan bulunmaktadır. Sol kalp ise sol kulakçık ve sol karıncıktan oluşur. Oksijen bakımından zengin olan arterial kanı bulundurur. Ayrıca sol karıncığın pompalama görevinden dolayı duvar yapısı diğer boşluklara göre oldukça gelişmiştir. Kalbimiz bir pompa gibi bütün vücuda kan pompalayarak hücrelerimizin ihtiyaçlarını karşılar. Bu yüzden kalpte oluşan herhangi bir şikayet dikkate alınmalıdır. Kalp ağrısı ne anlama gelir? diyerek yazımızın devamından öğrenelim. Okumaya devam et “KALP AĞRISI NE ANLAMA GELİR?”